İÇİMİZDEKİ KAHRAMANLAR 15 TEMMUZ'U SAMSUN'DA ANLATTI

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın katılımıyla bakanlığın "Tecrübe Konuşuyor, İçimizdeki Kahramanlar" projesi kapsamında düzenlenen programda, 15 Temmuz gazileri, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlattı.

8 NİSAN 2017
Adınız-Soyadınız  
Göndereceğiniz E-Posta Adresi   
Yazacağınız E-Posta adresi başka bir amaçla kullanılmayacaktır.
Mesajınız 
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "İçimizdeki Kahramanlar" projesi kapsamında  15 Temmuz gecesi FETÖ’nün darbeci askerlerine karşı kahramanlık örneği sergileyen isimler Samsun'da o hain gecede yaşadıklarını paylaştılar. 
Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu'ndaki program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşma yapan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, bu programı Türkiye'nin birçok yerinde ve yurt dışında gerçekleştirdiklerini aktardı.
Bakan Çağatay Kılıç şöyle devam etti:
"Türkiye'nin 4 bir köşesine 15 Temmuz gazisi ve şehit yakınları giderek, FETÖ'nün başını çektiği darbecilerin bu millete nasıl ihanet içinde olduklarını ve nasıl bir ihanete yeltendiklerini  bu ihanetin karşısında bu aziz milletin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ve Başbakanımızın davetiyle nasıl durduğunu, o gece neler yaşandığını birebir anlatıyorlar. Sizlerin ortaya koymuş olduğu fedakarlık, sizlerin ortaya koymuş olduğu duruş o kadar büyük ki, buna kontrollü darbe girişimi diyenlerin hak ettikleri tek bir cevap var. Siz kontrollü ortamlarda, kontrollü bir şekilde o geceyi geçirirken işte buradaki kardeşlerim meydanlardaydı, sokaklardaydı, hayatlarını verdiler şehit oldular, gazi oldular, eşlerini çocuklarını kaybettiler ama onurlarını şereflerini, haysiyetlerini ve bayraklarını en üstte tuttular. Allah hepinizden razı olsun.''
15 Temmuz gazi ve şehit ailelerini dinlemek için her kesimden insanın salonu doldurduğuna dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, "15 Temmuz gecesinin ruhu, Çanakkale'de, İstiklal Savaşı'nda, Samsun'da yakılan ateşin gidip de cumhuriyetimizin kuruluşuna giden o yoldaki ateşin heyecanı burada. Bu heyecanı, bu aşkı, bu bayrağa olan aşkı, bu vatana, bu millete olan aşkı hiçbir şey bitiremez. Hiçbir terörist bitiremez, hiçbir hain bitiremez, hiçbir terör örgütü bitiremez. Bu aziz millet Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında, Sayın Başbakanımızın yanında durarak, geleceğe koşacaktır, Allah'ın izniyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olacaktır."  ifadesini kullandı.  
Ardından programın moderatörlüğünü yapan dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı Ürün ise, FETÖ'cü hainlerin ve o hainleri besleyenlerin, onların ipini tutanların Türkiye'nin büyümesini, güçlenmesini istemediklerini kaydederek, "Türk milleti hiçbir zaman hainlere geçit vermeyecek. 15 Temmuz asla ve kat'a unutulmayacak bir olaydı. Bir ihanetti." dedi.
Tankı egzozuna elbise tıkayarak durdu
15 Temmuz gazisi Ahmet Şükrü Kıntaş da, Atatürk Havaalanı'na giden tankları durdurmak için yollara tırları çektiklerini ve tankları bir süre durdurmayı başardıklarını ifade etti.
Duran tanklara taş attıklarını ve üstüne çıkmaya çalıştıklarını belirten Kıntaş, "Ama 50-60 tonluk tır. Nasıl durduracağımızı bilemiyoruz. O anda kalabalıktan 'Tankların egzozlarını kapatırsanız bu tanklar stop eder' diye bir ses geldi. Biz bunu duyunca ben ve Danyal kardeşim tam tankın arkasındaydık. Hemen elbiselerimizi çıkardık, tankların egzozlarını tıkamaya başladık. Tankların egzoz borularını tıkarken bizim elbiselerimiz yetersiz kaldı. Halkımız bu durumu görünce bizi gören herkes elbiselerini bizim üstümüze attı. Biz de o elbiselerin hepsini toparlayarak tankların egzoz borularını tıkadık. Bu o kadar kolay bir olay değil. Tıkarken ellerimiz yandı ama Rabbim bize güç, kuvvet verdi. Aradan 2 dakika geçti tank stop etti." diye konuştu.
5 askeri tek başına esir aldı
Egzoz dumanının tankın içine sızdığını vurgulayan Kıntaş, "Böyle olunca tankın kapağını açmak zorunda kaldılar. Yoksa boğulacaklardı. Ben kapağın açıldığını görünce direkt tankın içine atladım. Ben bunları bir göreyim, Yunan askerleri mi acaba, dedim. Tankın içinde üstlerinde sadece yeşil atlet olan 5 asker gördüm. Ben bunlara bağırmaya başladım. 'Şerefsizler, siz hangi milletin üstüne bu tankları sürüyorsunuz, ne yapmaya çalışıyorsunuz' dedim. Bana silahlarını çevirdiler. Sonra birisine vurdum yere düşünce de silahını aldım. Diğer 4 tanesi o kadar korkaktı ki silahlarını bana verip teslim oldular. 5 askeri esir aldım. Hepsine diz çöktürdüm." şeklinde konuştu.
"Tankları Cumhurbaşkanımıza bir şey olmasın diye durdurduk"
Esir aldığı askerlerin taranacaklarını zannettiğine işaret eden Kıntaş, şunları kaydetti.
"Biz onlar kadar zalim değiliz. Adaletin karşısına çıkartmak için polis yelekli bir arkadaş gördüm, 'ağabey ben bu şerefsizleri esir aldım, aşağıya in bunları teslim al' dedim. Sonra da 'tankların nasıl durduğunu öğrendik, diğer tankları durduracağız, işimiz var' dedim. Sonra da kardeşim ve arkadaşlarımla birlikte arkada bekleyen tanklara da aynı formülü uygulayarak diğer tankları da o şekilde durdurduk. Toplam 9 tankı bu şekilde durdurduk. Bu tanklar havalimanına gidiyordu. Biz bu tankları engelledik ki Cumhurbaşkanımıza bir şey olmasın."
Daha sonra Nevra Akdemir,  Emin Oğuz Ayanoğlu ve Mehmet Tahir İkiler, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlattı.